İçeriğe geç
Yeni yazı çıkınca e-posta · 4.812 abone 115 rehber · 78 ipucu · 8 komut RSS GitHub LinkedIn İletişim
Ara Bültene katıl
Bültene katıl 4.812 abone · yeni yazı çıkınca e-posta
Güvenlik & Entra ID

Sıfır güven, 200 kişilik bir şirkette ne demek?

Büyük kurumlar için yazılmış bir çerçeveyi olduğu gibi uygulamaya çalışmak boşa emektir. Aynı ilkeleri ölçeğinize göre kurmak mümkün.

Mustafa Çelik 1 Mayıs 2026 · 12 dk okuma

Sıfır güven, satıcı sunumlarında bir ürün gibi anlatılıyor. Değil. Tek cümlelik bir ilkedir: ağ konumu güven üretmez.

Klasik model şöyleydi: ofis ağının içindeysen güvenilirsin, dışındaysan VPN ile içeri gel. Bu model iki şey yüzünden çöktü — uygulamalar buluta taşındı ve kullanıcılar her yerden çalışmaya başladı.

Küçük kurumda uygulanabilir hâli

Büyük kurum mimarileri onlarca bileşen içerir. Küçük ve orta ölçekte aynı ilkeyi dört adımda kurabilirsiniz ve dördü de zaten sahip olduğunuz araçlarla mümkündür.

1. Kimlik yeni sınır. Erişim kararı IP adresine değil kullanıcıya ve cihaza bakmalı. Bu, kimlik sağlayıcınızın merkezde olması demektir: tüm uygulamalar oraya bağlanır, kimlik doğrulama tek yerde olur.

Pratik ilk iş: uygulamaları SSO’ya bağlamak ve yerel hesapları kapatmak. Yerel hesap açık kaldığı sürece kimlik sınırınız yoktur.

2. Güçlü kimlik doğrulama. MFA zorunlu, tercihen kimlik avına dayanıklı yöntemlerle. Bu adım olmadan geri kalanı anlamsızdır.

3. Cihaz durumu koşul olsun. Erişim yalnızca kim olduğunuza değil, hangi cihazdan geldiğinize de bağlı olmalı: cihaz yönetimli mi, diski şifreli mi, uç nokta koruması çalışıyor mu.

Bu, koşullu erişim politikalarıyla yapılır ve modern kimlik platformlarında hazır gelir.

4. En az yetki. Kullanıcı yalnızca ihtiyacı olana erişsin. Bu, dosya paylaşımlarından uygulama rollerine kadar her yerde geçerlidir ve genelde en çok emek isteyen adımdır.

VPN’i tamamen kaldırmak zorunda değilsiniz

Sıfır güven konuşmalarında sık duyulan “VPN öldü” cümlesi, küçük ortamlar için abartılıdır.

Gerçekçi hedef şudur: yeni erişim ihtiyaçları için VPN’e ekleme yapmayı bırakmak. Web tabanlı bir uygulamayı VPN arkasına koymak yerine kimlik sağlayıcıya bağlayıp doğrudan yayınlayın. VPN, yalnızca eski protokollerle çalışan ve başka türlü yayınlanamayan sistemler için kalsın.

Zamanla VPN’in arkasındaki sistem listesi kısalır. Bu, gerçekçi ve ölçülebilir bir hedeftir.

Segmentasyon: ağ tarafındaki karşılığı

Sıfır güven ağı tamamen görmezden gelmez; ağın tek başına güven üretmemesini ister. Pratikte bu, yanal hareketi zorlaştırmak demektir.

Küçük ortamda en yüksek getirili üç segment: yönetim arayüzleri, sunucular, IoT/kameralar. Kullanıcı ağından bu üçüne erişim varsayılan olarak kapalı olmalı, ihtiyaç duyulan portlar açık listeyle tanımlanmalı.

Windows tarafında yerel güvenlik duvarını açık tutmak da bu kapsamdadır ve bedava bir kazançtır.

Sırayla ve ölçerek

Hepsini birden yapmaya çalışmak, projeyi ilk engelde durdurur. İşleyen sıra:

  1. MFA’yı herkese, kimlik avına dayanıklı yöntemi yöneticilere
  2. Uygulamaları SSO’ya taşı, yerel hesapları kapat
  3. Cihaz uyumluluğu koşulunu önce pilot gruba, sonra herkese
  4. Yönetim arayüzlerini segmentle
  5. Erişim gözden geçirmesini rutinleştir

Her adımın bir ölçüsü olsun. Örneğin ikinci adım için: SSO’ya bağlı uygulama sayısı / toplam uygulama sayısı. Bu oran, projenin gerçek ilerlemesini gösteren tek sayıdır.

Ne satın almanız gerekmiyor

Küçük ölçekte şunlar genelde gereksizdir ve bütçeyi erken tüketir: ayrı bir mikro-segmentasyon ürünü, ağ erişim kontrolü (NAC) donanımı, ayrı bir sıfır güven ağ geçidi.

Bunların çoğu, kimlik ve uç nokta tarafını halletmeden alındığında hiçbir şey çözmez. Elinizdeki kimlik platformunun koşullu erişim yeteneklerini sonuna kadar kullanmadan yeni ürün almayın.

En sık atlanan parça: servis hesapları

Kullanıcılar için sıfır güven kurup servis hesaplarını eski hâlde bırakmak, kapıyı kilitleyip pencereyi açık bırakmaktır.

Servis hesapları MFA yapamaz. Bu yüzden onlar için farklı kontroller gerekir: iş yükü kimlikleri, sertifika tabanlı doğrulama, kaynak IP kısıtlaması ve kesinlikle interaktif oturum açma yasağı.

Envanterinizi çıkarın ve her servis hesabı için “bu nereden bağlanır” sorusuna cevap yazın. Cevabı olmayan hesaplar, saldırganın en sevdiği yoldur.

Doğrulama adımı

Üç testi yapın.

Ağ konumu testi: Ofis ağındaki bir cihazdan, yönetilmeyen bir kişisel cihazla kurumsal bir uygulamaya erişmeyi deneyin. Ofiste olmak tek başına erişim sağlıyorsa, ağ hâlâ güven üretiyor demektir.

MFA kapsam testi: MFA’sız oturum açabilen hesap sayısını sorgulayın. Sıfır değilse istisnaları listeleyin ve her birinin gerekçesini yazın.

Yanal hareket testi: Kullanıcı ağındaki bir makineden bir sunucunun yönetim portuna bağlanmayı deneyin — başarısız olmalı. Başarılıysa segmentasyon kâğıt üzerindedir.

Mustafa Çelik

Kıdemli Sistem Yöneticisi, Ankara. 12 yıldır Windows Server, Active Directory ve ağ altyapısıyla uğraşıyor; öğrendiklerini bu blogda üretim ortamında denenmiş rehberlere çeviriyor.

Hakkımda

Bu rehber işinize yaradıysa, sonrakini kaçırmayın.

Yeni yazı yayınlandığında tek e-posta. Takvim yok, dilediğiniz an çıkabilirsiniz.

Bülten sağlayıcısı henüz bağlanmadı. Bağlanana kadar e-posta ile yazabilirsiniz ya da RSS akışını takip edebilirsiniz.